|
|
 |
Okunma |
|
1222 |
Facebookta Paylaş
Bir bilsen ne çok denedim gecenin koynuna sevdamı bırakıp gitmeyi,bir bebeği cami avlusuna bırakır gibi…. Yine de dayanamadım seni üvey yüreklere emanet etmek düşüncesine…Kaç sefer düzenledim kendi içimde, seni kalbimden atmak için..Ama her gidiş ayni yöndeydi sana ulaşmak üzere…
Anladım ki gözlerim rehindi gözlerinde….Aşkın zincirdi bileklerimde ve yüreğimde….Oysa bir görüşlüktü yüzün yıllara yetecek kadar….Bir dokunuşla erimek gibi imkansız,bir kıvılcımla tutuşuvermek gibi ani ve geçici saman alevi gibi.Bakışlarımı kaldırmaya cesaret edememiştim hiç o son görüşü de yitirmemek adına…. Sen ise o son görüşü de yanına alıp gittin….
Ayrılığa gecikmiş mazeretler biçerken fark ettim bir yanımın uzun süredir acımakta olduğunu…Kendimle cenk ederken, matemi saplıyordum yeşermiş sevgilerin orta yerine….Akacak gözyaşı olmuyorsun gözlerimde uzun zamandır. Sanırım acıyı sen diye sevmeye başlamıştı kalbim ….
Artık isimsiz gidişlerinin dönüşünü beklemeye tahammülüm yok benim. Sensizliğimi bir kenara bırakıp yola düşmek zamanı geldi de geçiyor belli ki… Şimdi siyahla kefenleyip derin kireç kuyularına atıyorum sana dair pembe düşlerimi. Ve senin virgüllerine meydan okuyup, keskin bir nokta ile bitiriyorum hayatımda “sen” le başlayan tüm cümleleri …
Bir fincan çay sıcaklığı, birkaç kalp ağrısı benimkisi. Soğuk duvarlar üzerime geliyor sanki. Ve seninle savaştığım kendimle yine sana yeniliyorum. Her geçen dakika bir kez daha vuruluyorum meydanlarında. Ardı arkası kesilmeyen kayıplar veriyorum uğruna.
Seni unutamayacağımı biliyordum zaten ama artık başkasını yerine koyamayacağımdan eminim. İyi ki seni sevmişim. Benim sevgimi HAK EDEN değilsin evet ama sevgime en çok YAKIŞAN sensin.
|