|
|
 |
Okunma |
|
522 |
Facebookta Paylaş HTML clipboardSeni seviyordum ve senin haberin yoktu.
Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun herkesten
başkaydı işte. Güldüğün zaman yukarıya bakardın. Yukarı kalkan başın ve gülen
gözlerin vardı, ne güzeldiler...
Sen bilmiyordun, ben seni seviyordum.
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler. Duvarlara, vitrin camlarına kaldırımlara
çarpıyordu. Geri dönüyordu çoğalarak. Senin sesini duyduğum masalarda
erteliyordum herşeyi, her şeyi erteleyişim oluyordun. Kalp ağrısı oluyordun,
birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun. Mevsimler değişiyor ve
büyüyorduk. Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyor ve bazen tekin olmayan
suların üzerinden atlıyorduk. Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep
turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller.
Ben seni seviyordum, bilmiyordun.
Sevinçlerim oluyordun arasıra, sen hiç bilmiyordun. Sonra herhangi biri oldun.
Bütün sevinçlerim bittikten sonra yağmurlar yağdı serin haziran akşamları...
Sonra bir gün uzaktan gördüm seni. Saçların bana inat, başın her şeye meydan
okuyarak. İşte yine aynı... Kalbimi acıttın. Her zamanki gibi. Değiştik
sanıyordum.
Ve sen yine bilmiyordun.
|