|
|
 |
Okunma |
|
527 |
Facebookta Paylaş HTML clipboardEnsemden girip, sırtımın tam ortasına
yapışıp duran bir buz parçası gibi yalnızlık... Uzanıp tutamıyorum. Tutsam
koparamıyorum. Karnıma doğru çektiğim bacaklarımın arasına sıkıştırdığım üşüyen
parmaklarımla bekliyorum; bütün hayatım gözlerimin önünde.
Çapraz antenli bir televizyon, soğuk üfleyen pencereler, beyaz diye yutturulmuş
çarşaflar, yalancı bir ayna, sarı duvarlar, kırmızı renkli musluktan soğuk akan
sular ve bir de aksak masamın köşesine yavaşça değdirip, yalnızlığa kaldırdığım,
alkol oranı kül ile arttırılmış katı bir bira… Keşke birileri gelse de bozsa bu
soğuk sessizliği. Keşke üstümü örtse birileri…
Hayatıma giren kadınlar geliyor aklıma. Gargara edip tükürdüklerim… geri
kalanını yuttuğum. Yutkununca boğazımda bıraktığı gıcıkla tekrar
hatırladıklarım. Ve sonra sen geliyorsun, bütün gıcıklığa gıcık aklıma, bu
insanı deliye çevirmesi için başka bir şeye ihtiyaç bırakmayan izmarit kokulu
otel odamda. Kimseler yokken de vardın hep. Terkedilmişken, kalbim beynime taş
kesmiş damarlarımın arasından acı pompalarken...
Yalnızlığın diktatörlüğünde bir yer burası. Sınırları kalın kırmızı çizgilerle
belirtilmiş, umudu bekleyen mültecilerden oluşturulmuş bir ülke… Gazetesini
koltuğunun altına sıkıştırmış bir memur, ciğerinden gelen öksürük sesleriyle
uyanan bir ihtiyar, terkedilmiş bir koca, depresif bir genç, gece geç saatlerde
gelip bütün sessizliği bozan bir fahişe, temizlik yapıyormuş gibi görünen bir
kadın, anahtarları özensizce yerleştiren bir adam… Herkes aynı yerde ama hepsi
yalnız, hepsi sessiz sedasız. Konuşmuyor hiç kimse.
Sadece kapısı gıcırdayan dolaplar çift; birine naftalinli umutlar, hayaller,
mazide kalmış sevinçler, kimsesizlikler yerleştirilmiş kapısı kilitli; diğerine
ise aylardır yıkanmayı bekleyen elbiseler.
Ben bu otel odasını istememiştim. Kimsesizliği, bu karamsar lafları, demirden
perdeleri, tıkırtısını beynim de hissettiğim bu tatsız saati… Seninle sessiz bir
geceydi istediğim. Beraber umutları aramak karanlıkta. Susmak, susamak, yorulup
uykuya dalmak. Sabahında seninle ölümsüzlüğe uyanmak…
|