|
|
 |
Okunma |
|
1289 |
Facebookta Paylaş HTML clipboard
‘Keşke,’ dedi adam. Çıkar çıkmaz ağzından
zaman aldı götürdü. ‘Keşke,’ dedi kadın. Çıkar çıkmaz ağzından yere düştü
kırıldı.
‘Oysa,’ dedi aşk, ‘Ne kadının sevgisi azaldı zamanla, ne de adamın kırgınlığı
tamir götürmezdi.’
Adamla kadın geçip gittiler birbirlerini, konuşmadan. Ne kadın sahiplendi aşkı
ne de adam. Bir aşk daha -yarım- sokak ortasında kalakaldı bi başına.
bi adam....bi aşk....bi kadın
Kar yağıyordu. Çekti ellerini. Paltosunun düğmelerini iliklemeye başladı kadın.
Olmaz mıydı, ısınmaz mıydı hava tekrardan, Hep kış mıydı bundan sonrası? Kimse
gelip geçmezse nasıl açılırdı kapanan yollar? Hava daha da bozuyordu. Son
düğmesini -bahanesini- de ilikledi kadın. Tekrar boşta kaldı elleri. Adam
uzattı, kadın tekrar çekti ellerini. Sustu adam. Yürüdü kadın. Bitti -mi?- aşk.
Kar yağıyordu, artıyordu kalınlığı yalnızlığın.
bi adam....bi aşk....bi kadın
‘Sincap,’ dedi adam.
‘Hayır, bisiklet,’ dedi kadın.
‘Mavi kadillak,’ dedi adam.
‘Hayır, timsah,’ dedi kadın.
‘Kuş,’ dedi adam.
‘Hayır, terlik,’ dedi kadın.
‘Seni seviyorum,’ dedi adam.
Sustu kadın.
Terlik miydi parola? Neden şimdi söylüyordu bunu.
‘Bekliyordum,’ dedi adam.
‘Neyi?’ dedi kadın.
‘Herkesin beklediği şu doğru zamanı.’
Durdu bir an sonra tekrar konuşmaya başladı:
‘Dünyanın döndüğünden emin olmak istediğim zamanlarda işi gücü bırakıp gökyüzüne
bakarım, bulutlara. Bir sincap geçer önce, belki bir bisiklet. Mavi bir kadillak
ardından, belki bir timsah ve sonra bir kuş, kim bilir belki de bir terlik geçer
anlarım ki zaman geçer aheste, izlemeden fark edemezsin. Ama dün, doğru zaman
için ölçüp biçerken, bir sincabın koştuğunu gördüm üstümden, başımı çevirmemle
mavi bir kadillak son sürat düştü sincabın peşine ve ardından sanki biri çıkarıp
ayağından hızla fırlattı terliğini. O kadar çabuk o kadar takip edilmez oluyordu
ki her şey, korktum.’
Tekrar baktı gökyüzüne adam, ‘Yürek,’ dedi.
‘Hayır, kocaman bir yürek,’ dedi kadın.
|