Kapkara,koyu bir sessizlik...bir
mum alevi almış başımı gitmiş. Buz gibi, acımasız bir
yalnızlık var peşimde.Yağan yağmura aldırmadan ardımdan
geliyor ve ben bu karanlık şehirde hangi yöne gideceğimi
bilmez bir şekilde yol alıyorum, görebildiğim o titrek soluk
ışıklara doğru...Yabancısı değilim aslında
umutsuzluğun.Hangi yöne dönsem aslında hep o karamsarlık ve
o tuhaf boşluk.Kollarımı yakalıyor, ayaklarımdan sarıyor
yalnızlık. Haykırmak istiyorum aslında,bir o kadar'da
duyulmamak.Kendi kendimi soyutluyorum hayattan... bildiğim
çok şey var aslında ve aynı zamanda bilmediğim.
Zamansızlıkların içinde, bilinmeyen bir zamanı yaşıyorum. Ve
üstelik birazda vurdumduymaz bir edayla sarılıyorum sokakta
dalları titreyen yapraksız ağaçlara.... Ve sessizlik, ve
kimsesizlik ve aldırmaz bakışlar zoraki bir seyir
izlettiriyor.. Ne olduğum, ne yaptığım, ne yaşadığım
hakkında kimsenin bilmediği ve her defasında anlamsız ve boş
gözlerle bana bakan insanların arasında bağırıyorum.....
Kimse duymuyor.....