Sanmaki gelişin aza çıkardı içimde,
Binbir hasretime yardı gelişin!
Yar’dı yarenlerime ölüşüm, yar ayaklarına serdim kırmızı gülleri,
Tut hadi saçlarına taç yaptığım yıldızlardan geceyi,
Tut bırakma avuçlarımdaki hasretini!
Susadım sana bu gece..
Kalbime sığmıyordu gelişin, birden bire değişen mevsimler,
Yüzümdeki değişen mana sığmıyordu kalemime!
O denli dolu , o denli hayretler çöküyordu içime.
Ufuklardan sezinleniyordu pelerine mavi takmış bir gemi!
Mavi yelkenli , hasret yüklü, rotasını sana çizmiş bir gemi belirdi gözlerimde!
Sahi senmiydin o geminin rotasız kaptanı!
Senmiydin günahımın sevabı!
Senmiydin ömrümün sebebi!
Şimdi sen varsın ya hasret sağnakları uzak kentlerin yolcusu!
Gözlerinin şehrinde sabahın habercisi.
Hadi gözlerinden kabul gör beni! Durma öyle aç kollarını
Bir daha sarılayım hasretime..
Bilirsin doymam ki ben sana! An değil bir ömür dilerim senden..
Hadi sol’ yanıma uyut kendini