Ana Sayfa  Sohbet Kuralları   AşKa DaiR   SaNa DaiR   HaYaTa DaiR   HaZıR MesajLaR Arama

 

..wWw.Mircte.Org... Türkiye'nin 1 numaraLi isLami Chat SoHBeT OdalariNa hoşgeLdiniZ..

Menü

   Ana Sayfa
   islami Sohbet'e Giriş
  Dini Sohbetler
  Aşka DaiR
  bedava program indir
  Dantel Modelleri
  Diyet Listesi
  Erkek Giyim
  Facebook Duvar Yazıları
  Galeri
  Güzel Sözler
  Hayata DaiR
  Hazır MesajlaR
  HikayeLer
  iLahi sözLeri
  ilahi dinle
  iLahi klipLeri izle
  iSLami Sohbet OdaLari
  Kadın Giyim Moda
  Kurtlar Vadisi Pusu
  Magazin Haberleri
  Mirc Dökümanları
  MirCTe GeyiK
  Mobilya Dekorasyon
  Muzik video
  ResimLi SiirLer
  Rize
  rüya tabirleri
  Sana DaiR
  Sitene Sohbet Ekle
  Son dakika haberleri
  Takı Tasarım
  Yemek Tarifleri
  Örgü - El İşleri
  Şarkı SözLeri
  Şifalı Bitkiler
  Şiirler
  İletişim
 

         sitemap

 Dini Hikayeler - Ekmek Veren Eli Kıran Baba

Okunma

197
Facebookta Paylaş
Bağdat'ı kıtlık kırıp geçiriyordu. Herkesten önce de hamallar açlık çekiyordu. İçinde ekmek piştiği, sokağa kadar yayılan kokudan belli olan bir evin kapısından seslendi hamalın biri:

- Allah rızası için birazcık ekmek. Günlerdir lokma girmedi ağzımdan.

Tandırın başındaki kadın taze ekmekleri kızına uzattı. "Ver şu adama" dedi. Kızcağız ekmekleri güzelce katlayıp verdi aç hamala.

Hamalın sevincine sınır yoktu. Evine doğru hızlandı. Kim bilir kaç günlük açlığını giderecekti? Tam bu sırada karşıdan gelen birinin sert ikazı durdurdu onu:

- Çabuk söyle, bu ekmeği hangi evden aldın?

 Geriye bakıp eliyle işaret etti:

 - İşte şu evden.

Adam kızgın şekilde salladı başını:

 - Yanılmamışım, böyle zamanda başka kimin evinden alınabilir ekmek? diyerek eve doğru ilerledi.

 Kapıyı açar açmaz da sordu:

- Kim verdi ekmeği hamala?

Hanım korkudan kızını gösterdi. Güya kızına acır, bir şey yapmaz diye düşünmüştü. Halbuki adamın şükürsüzlük ve cimrilik içine işlemişti. Elindeki sopayı hızla havaya kaldırdı, kızının ekmek veren eline öyle bir indirdi ki bilek zedelenip burkuldu, el çarpık kaldı. Söyleniyordu kendi kendine:

- Ben herkese ekmek versem bu evde ekmek kalır mı? diye.

Halbuki nimet şükür isterdi. Şükürsüzlük nimetin gitmesine sebepti. Nitekim bu şükürsüzlüğün akibeti de öyle olacaktı. Olmaya başladı bile. Kısa zamanda işleri bozuldu, çarşının en işlek yerindeki dükkanını satması da onun bozulan işlerini. Bir ara o hale geldi ki, evine ekmek alamaz duruma bile düştü. Nitekim bir akşam eve gelmiş, kızcağızına da acı sözü söylemişti;

 - Artık benden ümidinizi kesin. Çünkü bu akşam ekmek alacak kadar da olsa elime para geçmedi. Çarşıya in, ekmek parası iste.

Kızcağız çarşıya inmiş, utana sıkıla sattıkları dükkanın karşısına geçerek bir tanıdık görürüm diye beklemeye başlamıştı. Kendisini gören dükkandaki adam hemen yanına gelerek:

- Sen masum birine benziyorsun, ne bekliyorsun burada? diye sormuştu. O da anlatmıştı gerçek durumu:

- Ekmek alacak paramız kalmadı, bir tanıdıktan ekmek parası istemek üzere bekliyorum burada.

Hemen elini cebine attı adam. Hatırı sayılır bir miktar parayı uzatarak "Al" dedi. "Bununla istediğin kadar ekmek alabilirsin. Ben de nimetin şükrünü eda etmiş olurum böylece."

Kızcağız elinin birini arkasına saklamış, ötekiyle parayı alırken adamın dikkatin çekti bu saklayış;

- Elinde bir yara bere varsa tedavi ettireyim, niçin saklıyorsun? Allah bana nimet verdi, şükrünü eda etmek için iyilik yapmam gerek, dedi.

Kızcağız önce açıklamak istememişse de adamın ısrarı üzerine anlattı elinin durumunu:

 - Ben bir yoksula ekmek vermiştim. Babam yolda rastlayıp sormuş, o da evi gösterip 'İşte oradan aldım' demiş, bizi haber vermiş. Babam eve gelince elindeki sopayla ekmek veren elime öylesine bir darbe indirdi ki, elim böylece çarpık kaldı. Göstermekten utanır oldum. Bu yüzden de evde kaldım.

Bu açıklamayı dinleyen adam bağırmaya başlar:

- Komşular! Çabuk buraya gelin, ben hayalimdeki altın kalpli kızı buldum, hayat arkadaşım işte karşımda, siz de şahit olun... diyerek başlar anlatmaya:

- Ekmeği isteyen fakir bendim. Ben o gün  bir hamaldım. Demek ki elinin çarpık kalmasına ben sebep olmuşum. Hem sebep olayım hem de seni bu halinle baş başa bırakayım. Buna Allah razı olmaz. Seni görünce içimden bir sevgi selinin koptuğunu anladım, bana ekmek veren kıza ne kadar da benziyor diye düşünmüştüm. Yanılmamışım. Baban şükürsüzlük ettiğinden Allah onun dükkanını elinden alıp bana nasip eyledi. Şimdi ise imtihan sırası bana geldi, ben de aynı şükürsüzlüğe düşmek istemem. Haydi gel, nikahımızı yaptırıp birlikte babanı sıkıntıdan kurtaralım.

Yola koyulurlar, ekmek veren eli sakatlayan şükürsüz babaya doğru...
 
"Şükrederseniz çoğaltırım, etmezseniz elinizden alır şükredene veririm. Şükürsüze de azabım şiddetli olur..." (Kur'an-ı Kerim, 14/7)

KAYNAK: Ahmed Şahin, Yaşanmış Örnekleriyle Aradığımız İslam, Zaman Cep Kitapları 3, Feza Gazetecilik, İstanbul 2001

 



  Yorumlar

 
Aker Giyim 2011 2012 Sonbahar


Hapsettim SeNi - Resimli şiirLer


Bir DosT


Metin Kara - Hazan Ölüm dinle


kapşonlu bebek tulumları


tutulmayan sözlerde


Sana affedilmeyecek kadar büyük hata


bilgim tecrübemden :)


insan iki şeyi unutmaz


Kadın, doğası gereği zayıftır


Mircte.org Arama motorlarında - islami çet Odasi - dini chat - islami sohbet odaları - islami sohbet - islami chat - Dini sohbet odasi - islami sohbet siteleri - islami sohbet - Chat Kanalları - Dini chat siteleri - islami chat odaları - Dini Sohbet - iSLami Sohbetler - chat sohpet - sohbet chat - seviyeli sohbet gibi kelimelerde öncülük etmektedir

ilahi dinle ilahi dinle dini sohbet islami sohbet  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  ilahiler  |  Dini sohbet  |  islami sohbet  |  ilahi dinle  |  ilahi sözleri  |  ilahi dinle  |  dini sohbet ilahi dinle  | 

Copyright © 2008 Tüm Hakları Saklıdır MiRCte.Org

Desing By NiLdeniZ