..wWw.Mircte.Org...islami Sohbet, Sohbet Odaları,islami Chat,Dini Sohbet Kelimelerinde Türkiyenin En Çok Ziyaret Edilen Bedava Sohbet Sitesine hoşgeLdiniZ..

Menü

   Ana Sayfa
   islami Sohbet'e Giriş
  Dini Sohbetler
  Ağir abi Sözleri
  Aşk Sözleri
  Aşka DaiR
  bedava program indir
  Damar SözLer
  Dantel Modelleri
  Dini Resimli Sözler
  Diyet Listesi
  Erkek Giyim
  Galeri
  Güzel Sözler
  Hayata DaiR
  Hazır MesajlaR
  HikayeLer
  Hüzünlü Sözler
  iLahi sözLeri
  ilahi dinle
  iLahi klipLeri izle
  iSLami Sohbet OdaLari
  Kadın Giyim Moda
  Komik Sözler
  Kurtlar Vadisi Pusu
  Magazin Haberleri
  Mirc Dökümanları
  MirCTe GeyiK
  Mobilya Dekorasyon
  Muzik video
  ResimLi SiirLer
  Rize
  rüya tabirleri
  Sana DaiR
  Sohbet odaları
  Son dakika haberleri
  Takı Tasarım
  Yemek Tarifleri
  Örgü - El İşleri
  Şarkı SözLeri
  Şifalı Bitkiler
  Şiirler
  İletişim
 

         sitemap

 Dini Hikayeler - Bir Boşanma Olayı

Dini Hikayeler - Bir Boşanma Olayı - - Sohbet ve chat aramaları - için kullanıcılarına hizmet veren - Türkiye'nin en iyi sohbet sitesi - sohbet siteleri - chat odaları - damar sözler - aşk sözleri - güzel sözler - canlı sohbet - islami chat - dini sohbet - islami sohbet - dini chat - hayata dair aşka dair Sohbet arkadaşlıkları kurmak isteyenlere  

Okunma

2491
islami sohbet
Medineli Sabit bin Kays, sahabenin ileri gelenlerindendi. Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)’e hizmetten asla geri kalmaz, sözünden ise bir an olsun dışarı çıkmazdı. Efendimiz de onu çok severdi. Hatta bir küçük hatası yüzünden aşırı üzüntüye kapılan Sabit’i teselli ederek “Sabit cennetliklerdendir.” buyurmuştu.

İşte bu Sabit’in aile içi bir sıkıntısı vardı. Hanımı Cemile, Sabit’e bir türlü ısınamamış, onu sevememiş, içindeki ilgisizliği yenip de bir gün olsun sevgiyle muhatap olamamıştı.

Cemile bir kadın olarak iç dünyasındaki bu fırtınayı kime anlatabilirdi? Kendisini kim dinlerdi? İslam’da kadın dinlenir miydi? Önceki devirde kadının söz hakkı yoktu çünkü;

Cemile tereddütler içerisinde doğruca Efendimiz (sallallaha aleyhi ve sellem) Hazretleri’nin huzuruna girdi, olanca cesaretini toplayarak kimselere açamadığı iç dünyasını Efendimiz’e açtı.

– Ya Resulallah, dedi, beyimin İslamî yaşayışına diyeceğim yoktur. Ahlakından da şikayetçi değilim. Lakin ben onu bir türlü sevemedim. Bu halimle ona isyan etmekten, isteklerine ters bir karşılık verip kötü bir sonuca düşmekten korkuyorum. Söyleseniz de beni boşasa. O, kendisini sevmeyen bir hanımı zorla nikanı altında tutan adam durumuna girmese, ben de dinime zarar verecek bir itaatsizliğe doğru kaymasam!.

Efendimiz, iç dünyasını bu nitelikte anlatan Cemile’yi tepkiyle değil ilgiyle dinledi. Bir hanımı, sevemediği erkekle bir arada kalmaya mecbur etmeyi zaten münasip de bulmuyordu. Ancak, beyi ne diyecekti? Boşamak istemezse zorla boşayacaksın da denemezdi. Bir de onu dinlemek gerekirdi. Nitekim öyle de yaptı. Cemile’nin duygularını, düşüncelerini aynen Sabit’e aktararak onu da dinledi.

Anlaşılan Sabit, Cemile’yi seviyordu. Ama Cemile’nin kendisini aynı sıcaklıkta sevmediğini, tek taraflı sevginin mutluluk getirmeyeceğini de biliyordu. Nasıl bir çare bulunabilirdi?

Düşünmeye başladı. Gözlerini diktiği sabit noktadan başını kaldırıp dedi ki:

– Ya Resulallah, Cemile’ye nikahta en değerli bahçemi mehir olarak verdim. Bunca değerli serveti verdiğim kadını bir anda nasıl boşayabilirim? Üstelik benim öyle başka bir bahçem de yoktur!

Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), Sabit’in yaklaşımını öğrenmiş oldu. Cemile’ye bu defa sorusunu şöyle sordu:

– Sabit seni boşayacak olsa, nikah sırasında aldığın değerli mehri iade eder misin? Böylece sen mehrini verip nikah bağından kurtulmuş olursun, Sabit de nikah hakkından vaz geçip bahçesini geri almış olur. İki taraf da bir şey verirken bir şeyleri almış sayılarak karşılıklı mağduriyetlerinizi gidermiş sayılırsınız. Teselli tarafınız bu olur.

Cemile buna hemen razı oldu. Kocasının nikah sırasında kendisine mehir olarak verdiği bahçeyi “Memnuniyetle iade ediyorum.” dedi.

Sabit de “Öyle ise ben de nikahını aynı memnuniyetle ona iade ediyor, bu andan itibaren boşamış bulunuyorum, özgürdür.” dedi.

Taraflar böylece bir şey verirken bir şey de aldıklarından helalleşerek ayrılmış oldular.

Bu olay üzerine Bakara Suresi’nin 229. ayeti nazil oldu. Ayet-i kerime anlaşmayı iptal etmiyor, hatta ortak aile hayatını sürdürme sevgisi yok olunca, hanımın aldığı mehri verip de nikahını ortadan kaldırmasını meşru görüyor; ancak erkeğin fırsatçılık edip de kadından veremeyeceği miktarda mal istememesini de tavsiye ediyordu.

Bu hadise üzerine fıkıhta hüküm şöyle tespit edildi:

– Kadın ayrılmak istediği beyine bir şeyler vererek kendini boşatabilir! Yeter ki beyi fırsatçılık edip de kadından veremeyeceği miktarda haksız mal isteğinde bulunmasın.

Kaynak: Yeni Aile İlmihali, Ahmed Şahin, Cihan Yayınları

 

 



  Yorumlar

 
hddlife full indir


Sevdim İşte - Mehmet Karaman


Metin Kara - Kabristan dinle


Mutlu Hafta Sonları


ÖzLediM - İbrahim Sadri


kendime-cay-yaptim


islami-sohbet-komutlar-nick-komutlari


cepte-sohbet


sohbetlim-net


mobil-sohbetin-tek-adresi


sohbet-sila


sohbetlim-de-2018-sohbet


Kahvedeki Gizli Özlem


mp3 dönüştürücü müzik indir


İmera - Vazgeçtim


Copyright © 2008 © 2018 Tüm Hakları Saklıdır mircte.org

Desing By eFe