Ana Sayfa  Sohbet Kuralları   AşKa DaiR   SaNa DaiR   HaYaTa DaiR   HaZıR MesajLaR Arama

 

..wWw.Mircte.Org... Türkiye'nin 1 numaraLi isLami Chat SoHBeT OdalariNa hoşgeLdiniZ..

Menü

   Ana Sayfa
   islami Sohbet'e Giriş
  Dini Sohbetler
  Aşka DaiR
  bedava program indir
  Dantel Modelleri
  Diyet Listesi
  Erkek Giyim
  Facebook Duvar Yazıları
  Galeri
  Güzel Sözler
  Hayata DaiR
  Hazır MesajlaR
  HikayeLer
  iLahi sözLeri
  ilahi dinle
  iLahi klipLeri izle
  iSLami Sohbet OdaLari
  Kadın Giyim Moda
  Kurtlar Vadisi Pusu
  Magazin Haberleri
  Mirc Dökümanları
  MirCTe GeyiK
  Mobilya Dekorasyon
  Muzik video
  ResimLi SiirLer
  Rize
  rüya tabirleri
  Sana DaiR
  Sitene Sohbet Ekle
  Son dakika haberleri
  Takı Tasarım
  Yemek Tarifleri
  Örgü - El İşleri
  Şarkı SözLeri
  Şifalı Bitkiler
  Şiirler
  İletişim
 

         sitemap

 Dini Hikayeler - Azrail-in Güzelliği

Okunma

185
Facebookta Paylaş
Onk. Dr. Haluk Nurbaki'den gerçek bir hatıra...

Ben, 40 yıllık bir kanser uzmanı olarak maddeyi aşan sayısız olayla karşılaştım ve bunları, o olaya şahit olanlarla birlikte belgeleyerek özel bir arşiv yaptım. Bunlardan 1976 yılında yaşanmış bir olayı size nakletmek istiyorum.

Kanser hastanesinde başhekimken Serap adında genç bir hanım hastam vardı. Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için yurt dışına gitmek istemesine rağmen, bazı formaliteler sebebiyle o imkanı bulamamıştı.  Serap'ı özel bir ilgiyle bizzat ben tedavi altına aldım. Ve kısa bir süre sonra da iyileştiğini gördüm. Ancak Serap'ın da bütün diğer kanserliler gibi ilk 5 yıllık süreyi çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu. Bir iş kadını olan Serap, 4 yıl kadar sonra 1 ihale için İzmir'e gitmek istedi. Kışaylarında olduğumuz için uçakla gitmesi şartıyla kabul ettim. Maalesef  bilet bulamamış ve benden habersiz bindiği otobüsün kaza geçirmesi üzerine  6 saat kadar mahsur kalmış. Dönüşünden kısa 1 süre sonra kanser, kemik ve  akciğerine yayıldı. Serap bacak kemiklerindeki metastaz nedeniyle yürüyemez hale gelirken, hastalığın akciğerdeki tezahürü sebebiyle de devamlı olarak oksijen cihazı kullanıyor ve söylediği her kelimeden sonra ağzını o cihaza yapıştırarak nefes almak zorunda kalıyordu. Evine gittiğim gün, yine güçlükle konuşarak:

-''Doktor bey,'' dedi. ''Ben size...dargınım.'' ''Niçin?" diye sordum.

-"Siz...dindar bir insanmışsınız. Niçin bana da, ALLAH 'ı, ölümü, ahireti anlatmıyorsunuz?"

Dini inançlarının çok zayıf olduğunu bildiğim için bu teklifi karşısında oldukça şaşırdım. O'nu üzmemeye çalışarak:
--"Doktora ulaşmak kolaydır'' dedim. ''Parayı bastırdın mı istediğine tedavi olursun. Ancak iman tedavisi için gönülden istek duymalısın..."

Konuşmaya mecali olmadığından "Ben o isteği duyuyorum" manasında başını salladı. Artık ümitsiz bir tıbbi tedavinin yanı sıra, ebedi hayatın ve saadetin reçetesi olan iman derslerimiz başlamış ve dersler "hızlandırılmalı öğretime" dönmüştü. Anlattığım iman hakikatlarını bütün  ruhuyla meczediyor ve arada bir soru soruyordu.Vefatına bir hafta kala:

-"Doktor bey,'' dedi. ''Ben ölürken ne söylemeliyim?"

-"Senin durumun çok özel" dedim. ''Kelime-i Şehadet sana uzun gelir. O anı farkedince ''Muhammed'' (s.a.v) sana yeter."
 
O, haliyle tebessüm ederek yine başını salladı. Çok ıstırabı olduğu için Serap'a sürekli morfin yapıyor ve O'nu uyutmaya çalışıyorduk. Ben, bir iş seyahati sebebiyle bir müddet ziyaretine gidemedim. Dönüşümde annesi telefon ederek:

-"Serap, bir haftadır morfin yaptırmıyor." dedi. "Sabahlara kadar inliyor ve çok ıstırap çekiyor. Hemen eve gittim ve iğne yaptırmamasının sebebini sordum. Aldığım cevabı hala unutamıyor ve hatırladıkça ürperiyorum. "Ya morfinin tesiriyle ölüme uykuda yakalanır ve son nefeste "Muhammed" diyemezsem?.

İşte Serap, böyle bir hanımdı. Bu arada benden istihareye yatmamı ve eğer bir kaç gün daha ömrü varsa , son günü uyanık kalacak şekilde morfin yaptırılmasını rica etti. Ben hiç adetim olmadığı halde cuma gününe rastlayan o gece istihareye yattım ve Serap'ın acizliği hürmetine sandığım salı gününe kadar yaşayacağına dair işaret sezdim.


Ertesi gün O'na:

-"Hiç korkma!" dedim. "İğneyi vurdurabilirsin

Ve Serap bir veda niteliği taşıyan bu görüşmemizde son sorusunu da sordu:

-"Doktor  bey...Azrail bana nasıl görünecek?"

-"Kızım," dedim. "O bir melek değil mi? Hiç merak etme, sana yakışıklı bir prens gibi gelecektir."

Salı günü Serap'ın ağırlaştığı haberini alınca hemen eve gittim.Ancak vefatına yetişememiştim. Ailesi tam manasıyla perişandı. Sadece kendisine uzun müddet bakan dindar bir hanım akrabası ayaktaydı ve beni görünce yanıma gelerek:

-"Doktor bey, biliyor musunuz, bu evde biraz önce bir mucize yaşandı!" dedi ve devam etti:

-Serap, bir saat kadar önce oksijen cihazını attı ve "yataktan kalkması  imkansız" denmesine rağmen kalkarak abdest aldı, iki rekat namaz kıldı.Bütün ev halkı hayretten donup kaldık. Ve kelime-i Şehadet getirerek vefat etmeden biraz önce de:

-Doktor bey'e söyleyin, dedi. Azrail, O'nun söylediğinden de güzelmiş!..

 



  Yorumlar

 
Kurtlar Vadisi-ndeki Acemilik


Mehter Marşları - - Gülyüzünde Göreli


RightClick-Encrypt 1.4


Renkli örgü kemerleri


Eşref Ziya Terzi - Kelebek Gibi dinle


bilgim tecrübemden :)


insan iki şeyi unutmaz


Kadın, doğası gereği zayıftır


Rengarenk Tırnaklar ve Muhteşem Eller


2012 En Güzel Regaib Kandil E Kartları


Mircte.org Arama motorlarında - islami çet Odasi - dini chat - islami sohbet odaları - islami sohbet - islami chat - Dini sohbet odasi - islami sohbet siteleri - islami sohbet - Chat Kanalları - Dini chat siteleri - islami chat odaları - Dini Sohbet - iSLami Sohbetler - chat sohpet - sohbet chat - seviyeli sohbet gibi kelimelerde öncülük etmektedir

ilahi dinle ilahi dinle dini sohbet islami sohbet  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  ilahiler  |  Dini sohbet  |  islami sohbet  |  ilahi dinle  |  ilahi sözleri  |  ilahi dinle  |  dini sohbet ilahi dinle  | 

Copyright © 2008 Tüm Hakları Saklıdır MiRCte.Org

Desing By NiLdeniZ