|
|
 |
Okunma |
|
961 |
Facebookta Paylaş

Bu, sana son kez bakışım belki. Gözlerimle son kez okşayışım saçlarını,
göz yaşlarını son kez silişim. Bu camın arkasından da olsa, son kez
hissedişim ellerini.. Evet, gerçekten hissettim. O an, ellerim otobüsün
penceresini yırtmaya çalışırken güçsüzce, sen de ellerini koydun ya hani
cama O an hissettim, ellerindeki göz yaşlarının ıslaklığını kendi
ellerimde. Hani
bir gece, beraber yağmurun yağışını seyretmiştik. Dışarıda buz gibi
hava vardı, her bir yağmur damlası tokatlıyordu camı, rüzgar bir o yana
bir bu yana çarpıyordu önüne gelen her şeyi acımasızca. Ama ben,
pencerenin önünde, seninle güvendeydim. Ama şimdi bak, pencerenin
arkasındayım artık. O korkunç fırtına burada. O acımasız rüzgar, çok
uzaklardaki acıları getirip yüreğime fırlatıp gidiyor. İçime düşen her
bir damla ok gibi saplanıyor bulduğu yere ve her saplanışta bir göz yaşı
uzayıp kopuyor gözlerimden. Camın arkasında yalnızım, ve sen diğer
taraftasın, ve ben güvende değilim. Birbirine kenetlenmiş
bakışlarımız. Bana söylediğin son söz Seni hep bekleyeceğim bıldırcınım
Ama gözlerinde, yıllar geçse de bekleyeceğin birine değil de, son kez
görüyor olduğun birine ait bakışlar var. En ufak bir umut, en zayıf bir
ışık yok geleceğimize dair. Olsun bitanem En azından tesellim şu ki;
biten bir güzelliğin süzülerek akıp gitmesine değil içimdeki bu korkunç
acı. Senden ayrı düşerken, çaresizliğimize lanet ediyorum, beraber
geçirdiğimiz günlere değil. Bak bitanem Yağmur başladı. Belki senin
küçük nazlı bıldırcının camın dışındaki yağmurda ıslanmıyor ama, diğer
taraftaki fırtınada paramparça oluyor. Sakın el sallama bana.
Gözümde kalan son görüntü; yağmurun altında kalmış, diğer yarısı
kopartılmış, kanayarak arkamdan el sallayan yarım bir gönül olmasın Eğer
ihtiyacın olduğunda sana yardım edecekse, yüreğimi bırakıp gidiyorum
sağ avucunun içine. Ne yaparsan yap; ister unut beni, ister başkasını
sev Ama sakın o küçücük yüreği avuçlarının arasından bırakma bir
yerlere. Çünkü biliyorum ki o minik yürek, bir benim göğsümde atar, bir
de senin avuçlarının sıcaklığında Hoşçakal umudum.
|