|
|
 |
Okunma |
|
569 |
Facebookta Paylaş
Gurbet Can evime hançer vurdu Ciğerimi söktü gurbet… İçime hüzün oturdu Gönle kezzap döktü gurbet Duman duman çöktü gurbet…
Uzaktalar ana baba Yaban oldu dost akraba Ne yapsam n’etsem acâba Sıktı gurbet sıktı gurbet Duman duman çöktü gurbet…
Umudum hayâlim söndü Bayrağım yarıya indi Yolumuz gurbete döndü Aktı gurbet aktı gurbet Duman duman çöktü gurbet…
Bülbül oldum gülüm yandı Mızrap oldum telim yandı Gurbet elden dilim yandı Yaktı gurbet yıktı gurbet Duman duman çöktü gurbet…
Hayatımı haram etti Gurbet beni verem etti Bir Aslı’ya Kerem etti Koktu gurbet koktu gurbet Duman duman çöktü gurbet…
Coştum bulandım duruldum Nice dostlara sarıldım Hem kırıldım hem yoruldum Hesabımda yoktu gurbet Duman duman çöktü gurbet… ŞAKALAR’ı çekti gurbet…
Gurbet Gurbet Göçmen kuşlar gibi göç gater, gater Gurbet gurbet gider Yolumuz bizim... Her mevsim de başka renk, başka amber Gurbet gurbet tüter gülümüz bizim....
Sılayı gönülde gizem yapmışız Gurbet, gurbet sızar Yaşımız bizim... Hasret hırkasını melanet takmışız Gurbet gurbet kaynar aşımız bizim...
Gözlerim ufukta şafağı bekler Gurbet, gurbet uzar gecemiz bizim... Nazlı yar sıla da yolumu gözler Gurbet gurbet yazar hecemiz bizim...
Dört yaşında geldi yaş kırka vardı Gurbet gurbet ağrır başımız bizim... Baba oldu, dede oldu kırardı Gurbet gurbet gezer salımız bizim...
Dost Çağlari'm çağlar hasret nehrinde Gurbet, gurbet yanar içimiz bizim... Anamı, sılamı görürüm düşde Gurbet gurbet rüya düşümüz bizim.....
Gurbet Gülleri
Tomurcuk tomurcuk güle dursa da İçin için yanar gurbet gülleri... Sıladan uzakta Yeşil Bursa'da Memleketi anar gurbet gülleri İçin için yanar gurbet gülleri...
Gurbetin yolunda savrulur gider Sararır kızarır kavrulur gider Irmak ırmak coşar kıvrılır gider Memleketi anar gurbet gülleri İçin için yanar gurbet gülleri...
Seçilmez onların beyazı alı Arıya yaptırır aşk ile balı Vatana bayrağa toptan sevdalı Memleketi anar gurbet gülleri İçin için yanar gurbet gülleri...
Kimisi şehittir kimisi gazi Tartamaz kadrini bozuk terazi Çalar söyler ağlar çok mütevazi Memleketi anar gurbet gülleri İçin için yanar gurbet gülleri...
Onlar gurbet gülü gurbet onların Başlara ne gelir bilinmez yarın Mezar taşı olur her bir mezarın Memleketi anar gurbet gülleri İçin için yanar gurbet gülleri...
Açılan dalına bülbüller konar Güle döner bazen bir ulu çınar Ozan olur türkü söyler her pınar Memleketi anar gurbet gülleri İçin için yanar gurbet gülleri...
Gurbete açılır gurbette solar Garibin gönlüne hasretlik dolar Bağrına taş basar saçını yolar Memleketi anar gurbet gülleri İçin için yanar gurbet gülleri...
Çakmak çakmak dolar gülen gözleri Hâl dilleri vardır yoktur sözleri Mecnun'u andırır solgun yüzleri Memleketi anar gurbet gülleri İçin için yanar gurbet gülleri...
Sevdayla yaşayıp sevdayla ölür Dış dünyası esir iç dünyası hür Suyu ve toprağı çileli ömür Memleketi anar gurbet gülleri İçin için yanar gurbet gülleri...
ŞAKALAR'ım der ki gurbette gülüm Gurbet türküsünü şakır bülbülüm Gelse de gurbette ansızın ölüm Memleketi anar gurbet gülleri İçin için yanar gurbet gülleri...
Gurbet Gurbet her sabah kalkışımda Gurbet ile yıkarım yüzümü Gurbet evimde, işimde, aşımda Gurbet ile tanıştım tam 20 yaşımda
Ekmeği her tutuşumda Gurbet kokar Her zeytin tanesinde memleket Gurbet Ben çay içerim içimi Gurbet yakar Çeşmeyi her açışımda sanki Gurbet akar
Her akşam camdan Gurbetleri sayarım Akın akın Gurbet Gurbet geçerler Bir elimde bıçak özenle Gurbeti soyarım Sonra evi baştan başa Gurbetle boyarım
Telefonda Gurbetle dertleşir ağlarım Elimde Gurbet dilimde hep Gurbet Gurbet konuşur ben yüreğimi dağlarım Gurbetle canlanır şimdi çocukluk çağlarım
Bir gün oğlum bana Gurbeti sordu Gurbet tam karşımda oturuyordu Kız kardeşinin adı Gurbet dedim Gurbeti anlatmak belki de çok zordu Gurbet bizi dinlemiş olmalı ağlıyordu
Gurbet Akşamları Hiç istemem yine gelir, Çatar gurbet akşamları Yüreğime hançer olur, Batar gurbet akşamları.
Öldürecek beni dertler, Bende geçti bini dertler, Dertlerime yeni dertler Katar gurbet akşamları.
Bilmiyorum dertten gamdan, Zevk mi alır intikamdan? Kanlım gibi şu yakamdan, Tutar gurbet akşamları
Şimdi akşam bak şu anda, Zindandayım ben zindanda, Zindan ne ki zindandan da Beter gurbet akşamları
Acılara beler beni, Kesip doğrar diler beni, Parça parça böler beni, Yutar gurbet akşamları.
Memleketim ilim obam, Kavim, gardaş, dost, akrabam, Gözlerimde anam, babam, Tüter gurbet akşamları.
Kadir Mevla’m yardım etsin Ozan Arif yurda gitsin Bitsin artık bitsin bitsin... Yeter gurbet akşamları.
Gurbet
Başımda bir deli sevda Dolaşırın gurbet gurbet Yanar şu yüreğin narda Dolaşırın gurbet gurbet
Zalim gurbet olmasaydı Bağda gülüm solmasaydı Bülbül dalına konsaydı Gezer miydim gurbet gurbet
Özlen özlem olur gözüm Küllenmiş yanmıyor közüm Ağıt olmuş her bir sözüm Dolaşırım gurbet gurbet
Garip bir hal gelir başa Güllerim tutulur taşa Bülbül feryat eder boşa Dolaşırım gurbet gurbet
Vurguni ahvalin söyler Dil matemde yürek neyler Akar gözlerimden seller Dolaşırım gurbet gurbet
Gurbet Elde Küçük yaşta çıktım gurbet ellere, Doyamadım gonca gonca güllere, Harç karıp karıştım suya sellere, Gurbet elde zalım, şu gurbet elde.
İnşaatta sırta koydular torba, Bulunca sevindim, yırtık bir hırka, Aval aval bakıp oturduk parka, Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Köyümün sevdası burnum da tüter, Ayrılık çok zormuş ölümden beter, Sabah bülbül değil kargalar öter, Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Seni bekler, bilemezsin hep neler, Kalmak için bulduk baraka evler, Suların başında oturur devler, Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Zaman yok ki muradıma ermedim, Hep çalıştım asla mola vermedim, Mutluluğu bir tek olsun görmedim, Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Ellerimi yardı çimento tozu, Buralarda olduk sessiz bir kuzu, Geçmiyor ki aylar, gelmez otuzu, Gurbet elde zalım şu gurber elde.
Yatak, döşek yapılırdı yün ile, Vurduk buralarda kelepçe dile, Malzemeden çalar, işleri hile, Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Menfaat ve çıkar öne geçiyor, Akıllılar! sana değer biçiyor, Musluk değil bidon suyu içiyor, Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Akşamları koyun kuzu gelmiyor, Suratlar asılmış yüzler gülmüyor, Yapılan iyiliği kimse bilmiyor, Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Terler akar sırtımızdan aşağı, Yükler ağır, çıkarmayak kuşağı, Çoğu zaman göremezsin uşağı, Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Hasret kaldım akan bir su sesine, Yabancı hayranmış bilmem nesine, Rastlamadım insanların hasına, Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Komşu komşusuna selam vermiyor, Ziyarete hiç kimseler gelmiyor, Yardımlaşma ölmüş, kimse bilmiyor, Gurbet elde zalım şu gurbet elde.
Gurbet olmasaydı nasıl olurdu? Ekmek için çok insanlar ölürdü, Ali'm belki yetim, öksüz kalırdı, İyiki de varsın ey zalım gurbet.
|