|
|
 |
Okunma |
|
687 |
Facebookta Paylaş
Zaman gecenin koynuna doğru almış yolunu, yakıp yıkıyor sağını solunu. Uzun zamandır dinlemediğim bir şarkının eşliğinde daha önce defalarca okuduğum bu yazı kesiyor bu kez soluğumu.
Aşkı ölümle eşitlemenin o tuhaf denkleminde değer bile verilemeyen
bilinmeyeni oynuyorum satır aralarında. Hangi keskin zekâ çözebilir
bende ki yarım kalmışlığı, kestiremiyorum. Bugüne dek
defalarca denenmiş formülleri deniyorlar üzerimde. Kimisi paydamı
eşitliyor çarpanlarım ile kimisi sadeleştiriyor ruhumla beraber bedenimi
de. Tam bölünemiyorum be benzediğim kadın, sonucum hep kalanlı. Söylediklerin bir temenni mi bir beddua mı hala çözmüş değilim.
Ama bil, ne yana gitsem yanlızlığımı taşıyorum yanımda bir gölge gibi.
Gittiğim yerlerde beni bir sayıyorlar, yalnızlığımı bir. Sende ki yarım
kalmışlığıma inat artık adamdan sayıyorlar bu hüzünden kimliğimi.
Hüznüm ölümüme benziyor sanırım. Yolda ki bir çift göz anında kaçırıyor
bakışlarını gözlerimden, camda ki çocuklar gölge görmüş gibiler adeta.
Sana benzediğimden beri boşluğa bakıp, boşluğa konuşur gibiyim. Koca
şehir benden ibaret sanki. İstiklâl’de bir ben yürüyorum, Çamlıca’nın
keyfini bir ben sürüyorum ve mavi sadece bana gösteriyor tüm
güzelliklerini. Daha önce de yazmıştım sana; kalabalıklar
arasında da yalnız kalınır ama bildiğim yalnızlık tek kişilik
yaşanırmış, haklıymışım. Meczup gibi mi görünüyorum emin
değilim ama yalnızlığı koluma taktığımdan beri yüzsüz olduğumdan eminim.
Yere düşecek bir yüzüm dahi yok artık. Kadınlar tanıdım senden
sonra. Kimisi gözlerinin ardına gizlediği derin hüznünü akıtıyordu
gözbebeklerimin içine kimisi dokunduğunda tüm acılarının resmini
çiziyordu çıplak tenime. Ve hangi kadına hüznümü boşaltmak istesem
boyumu aşıyordu kaçtığım o derin sularım. Kendi hüznümde boğuluyordum.
Ezberimdeki alfabeden çıkarılabilecek o kadar güzel sözcük varken
sensizlik, yalnızlık ve hüzün çıkıyordu dudaklarımın arasından.
Haklıydın derin denizim, bunların hiçbiri herhangi bir sıvının içinde
eriyip gitmiyordu, ayrışıyordu. İşte şimdi yanıldın, kendimi öldürmek için kendimi tuttuğumu ihbar edeli çok oldu bu halime. Elim tetikte kendimi bekliyorum, o ayrışan yanlarımın hakkını veremediğim an öldüreceğim beni ben yapan herşeyi. Kendini öldüren kadınların sebebi diye anacaklar beni ama bilmeyecekler, aslında en çok sana benzedim. Ve sen sızılı gecelerimin yadigârı..!
Bundan sonra yok artık bir farkı günün geceden. Sızım solumdan gelir,
inceden. Şimdi sana benzeyeceğimi söylüyorsun ya, bahtiyarım. Bilirim,
ne gelirse gelsin iyi gelir senden.
|