|
|
 |
Okunma |
|
1361 |
Facebookta Paylaş

Asıl
konu gitme sebebi değildir bana sorarsanız, önemli olan gitme şeklidir.
Kazık çakmıyoruz ya dünyaya, ilişkiler de dünya gibi bazen dönmeye
devam etmelidir. Ben
de sadece gidebilmeyi öğrenmek için çıktım bazı yolculuklara, nasıl
gidildiğini öğrenmek de tecrübe gerektirir. Her acemi gibi, ilk başta
yakıp yıkıyor insan ama sonra öğreniyor ki, gitmekten daha fazla canını
yakar bırakılma şekli, geride kalanın. Sevmeyi
öğrenmek gerekir, aşkı, yalnızlığı, sessizliği öğrenmek gerekir.
Okullar, notlar, karneler, tezler, hepsi sonunda para getirir ama hayatı
öğretmez. Bir kalbi nasıl incitmeden gideceksin, bunu sadece yaşam
okulu gösterir. Hayat
okulunu kimse birincilikle bitiremez çünkü bitmez. Ömür biter, bir
ömrün içinde öğrenilmesi gerekenler tükenmez. İnsan olmak, erdem
taşımak, gururlu olmak, sadece egoya ait değildir. Bu nitelikleri var
saymak için; bitirmenin de, gitmenin de adabı bilinmelidir. Her
gidiş anlamlı değildir ve sadece kalanın acı çektiğini düşünmek
yanılgıdır. Giden, ait olduğu yerden kopar. Kalanın kendini sakladığı,
sığındığı limanı vardır. Anlatmaya çalıştığım gözyaşı ve acı bırakmakla
ilgili değil. Ruhun çok derininde bir yerde, aslında giden daha büyük
yara alır. Hangi
ayrılık güzeldir? Gidebilmeyi öğrenin ayrılığı! Her bitiş mutlaka
sızlatır ama bazıları anılarda tebessüm bıraktırır. İşte, ancak o zaman
gidebilmiş saymalı insan kendini, o zaman kadınlığına, adamlığına,
insanlığına güvenip konuşabilmeli… Nasıl
gideceğini bilmiyorsan, nasıl kalman gerektiğini de bilmezsin. Döküp
kırarsın etrafını, bulunduğun yeri acemiliğinle yıkarsın. O zaman “keşke
gitse” diye düşünür karşındaki…. Her
ayrılık, gitmek değildir ve aslında her gidiş de ayrılık sayılamaz.
Gitmeyi bilmiyorsan, kalanlardansındır ama kaldığın yerde de
barınamazsın çünkü artık o gönülde ancak sığıntısındır. Gün gelir, izin,
sesin, nefesin bile fazla gelir. Resimlerini, sözlerini yırtıp atarlar.
Gitmeyi öğrenmemişsen, nasıl yavaşça bittiğini görerek öğrenirsin. Her gidiş anlamlı değildir ama öyle bir gitmelidir ki insan, kaldığı zamanlardan daha değerli anılabilmelidir…
|